GENİŞ AİLENİN GÖLGESİ 11 Şubat 2026, 17:00
AİLE HER ŞEYDİR
Genç nesillerin yetişmesinde, değerlerimizin aktarılmasında yapı taşı görevini üstlenen aile toplumun kıymetli nüvesidir. Bireyin ilk sosyal çevresi olan aile, toplumsallığın da gerçekleştiği ortamdır. Ruhsal sağlığımızın ilk ilmeği ailede atılır. Kişinin sadece kendisi olduğu için sevildiği yegâne yerdir. Sevginin, saygının, sorumluluğun öğrenildiği canlı bir yapıdır. Birey ile toplum arasındaki karşılıklı iletişim sürecinin ortamı olan aile, konumundan dolayı her türlü faaliyetin de odağını oluşturmaktadır. Bu sebeple insan ile evren arasındaki bağ gibi aile ile toplum arasında derin bir bağ vardır.
Günümüz aile yapısı, endüstrileşme ve modernleşmenin etkisiyle değişim, dönüşüm geçirmiştir. Birçok neslin bir arada yaşadığı geniş aile modeli bir nevi yaşam okulu gibidir. Bu okulun sunduğu dersler sevgi, dayanışma ve aidiyet gibi evrensel değerlerle örülüdür. Aynı zamanda birer bilgi ve deneyim aktarım merkezi olarak da işlev görür. Ama günümüzde yerini daha küçük, dar kapsamlı aile yapısına bırakmıştır. Herkesin bu gerçekliğe bakış açısı oldukça farklıdır.
Hayatta bazı eşikler vardır ve bunlar âdeta toplumsal varlığımızın mayası gibidir. Doğum, düğün, ölüm… Dönüp duran, yıpranan, yenilenen bu eşikler aslında hayatın özetidir. Hem zordur hem kaçınılmazdır. Acılarımızı daha dayanılabilir kılmak ya da sevinçlerimizi paylaştıkça çoğaltmak için yanımızda, yöremizde yakınlarımızın olmasını isteriz. Hangi eşikten geçersek geçelim ailemizin elini sımsıkı tutarız. Gelenek ve görenekleri beraber yaşayarak köklerimizden güç alırız.
Yakın tarihte bir düğün vesilesiyle tüm aile köyde toplandık. Tüm kuşaklar bir aradaydık. Hep beraber avluda akşam yenecek yemek için hazırlık yaptık. Herkes bir işin ucundan tutmuş yardım ediyordu. Kimisi doğruyor kimisi karıştırıyordu. Şöyle durdum ve etrafıma baktım; ne güzel bir atmosferdi. Büyükşehirlerin yoğun temposundan bir araya sıkça gelemeyen kuzenler hem sohbet ediyor hem yemek yapıyordu. Ortamın sıcaklığı, atmosferi o kadar güzeldi ki sabaha kadar tüm ekip çalışabilirdi. Büyük aile üyeleri eskilerden anlatıyor, çocuklar da ilgiyle dinliyor ve bu görüntüyü hafızalarına kaydediyordu. Arada eski türkülerden söyleniyordu. Çocuklar için masal gibi bir ortamdı. Onların en renkli anılarına şahitlik ediyorduk. O avluda bulunan çocuklar iş birliği, saygı ve sosyalleşmeyi yaşayarak görüyordu. Sessizce fısıldadım “Aile her şeydir.” cümlesini ve bir kez daha şükrettim Rabbime böyle geniş bir ailenin sıcaklığını, mutluluğunu bana nasip ettiği için. Çünkü geniş bir sofranın etrafında buluşabilmek insana emniyet duygusu veriyor.
Kalabalık bayram sofralarındaki neşe ya da hüzünlü anlarımızda omuz omuza duruş geniş aileyi bir ağ gibi kenetler. Aile içindeki herhangi bir birey zorlu bir durumla karşılaştığında bu ağın varlığının gücü ile ayağa kalkar. Bir arada olmanın kıymetini, ortak duyguları paylaşabilmenin değerini karşılaştığın her durumla yeniden tekrar hissedersin.
Bir aileden bahsetmek belki de en derin kuyulara inmek ile eş değerdir. Çünkü içinde dehlizler, çukurluklar barındırır. Tabii ki iyi işlev göstermeyen aileler de var. Biraz da madalyonun öteki yüzüne bakalım. Geniş aile yapısının kendine özgü zorlukları, engebeleri vardır ancak sunduğu zenginlikler bu zorlukların çok ötesindedir. Birbiriyle bağlantılı, girift bu ilişkileri yönetmek tabii ki kolay değil. Tüm aile üyelerinin mükemmel olmasını istemek gerçeklikten uzak bir beklentidir. Çiftçiler bir meyve ağacı bahçesinin güzel olması için her cinsten ağacın olması gerektiğini, verimin böylelikle daha çok artacağını söyler. Aile de her karakterden insanla zenginleşir, daha güçlü olur. Farklılıkları olumlu bir katkı, zenginlik olarak görürsek yol alabiliriz hayatta. İnsan kendisine bakınca tüm özelliklerini seviyor mu, elbette hayır. Geniş ailenin insana verdiği güçlü kimliğe ve köklü geçmişe sıkı tutunmak gerek. Modern dünyanın hızına ve bireyselliğine karşı bu sığınaktan daha güvenli bir liman yoktur.
Ama günümüzde topluma sunulan süslü ambalajlı bireysellik fikri bizi yalnızlığa sürüklüyor. Belki de ailemizde sevdiğimiz özellikleri daha çok tekrar etmeliyiz. İnsan olmanın kefareti; düşünmek, hoş görmek ve sevmektir. Biz halamızın ya da dayımızın sıkıntısı varsa bunu kendine mesele edinen kalbi de gönlü de geniş aile düzeninden sadece çocuklarının ihtiyaçlarına odaklanmış, etrafının dertlerini umursamayan, dar kapsamlı aile modeline ne ara döndük? Atalarımız “Akrabanın uzağı yakını olmaz.” derdi. Memleketten gelenin kapısını rahatlıkla açtığı, işini gücünü halledinceye kadar yatılı misafir kaldığı, gönlü geniş bir evde çocukluk geçirmek büyük zenginliktir. Bazen anlamadığımız şeyler yaparız ya, işte onlar ortadan kalkan âdetlerimizin, eski çocukluk alışkanlıklarımızın içimizde hâlâ gizli anlar olarak yaşamasından kaynaklanır.
Yaşadığımız bu yüzyılda birden fazla gerçek yaşanıyor. Gündemde olan gerçek ne ise ön plana o çıkartılıyor. Bir anda her türlü aile ilişkisi toksik kelimesi ile ifade edilebiliyor. Geniş aileye olan tutum ve davranışlar hâkim olan sosyal medya tavrına göre şekilleniyor. Bir bakıyorsunuz akraba oturmaları bir anda demode sayılıyor ya da tek başına kendine bir kahve ısmarlamak moda oluyor. Bu işin ortasını tutturmak pekâlâ mümkündür. Aile üyeleri birbirine kayıtsız kalmamalı, en yakınından sorumlu olmalı. Zengin fakirden, güçlü güçsüzden mesul olmalı. Birbirine en uzak durumlar birbirine yaklaşırsa toplum gelişir. Fakat eğlencenin, mutluğun, hüznün kendiliğinden var olduğu aileden bu duyguların alınması istenmiyor. Çünkü kapitalist sistem her şeyin dışarıdan satın alınmasını istiyor.
İnsan, ilişkisel bir varlık ve tek başına kalınca karamsarlığa düşer, daha hızlı yaşlanır. İmkânlar genişledikçe bireyselleştik ve gitgide yalnızlaştık. Oysaki aile büyükleri anlatma ihtiyacı içindedir. İleri yaştaki kişilerin en büyük birikimi ve sermayeleri bilgelikleridir. Tecrübelerinden faydalanılacak sorular sorulmasını isterler. Dedenin anlatmaya zamanı çoktur, torunun da dinlemeye. Belki aynı hikâyeyi tekrar tekrar anlatırlar. Bu zihinsel ve ruhsal beslenme anlamına gelmektedir. Çocuk, dış dünya ile iletişim kurma şeklini, toplumun değerlerini, doğru ve yanlışın neler olduğunu, davranışlarını kontrol altında tutmayı, kültürü, örfü ve âdeti aile büyüklerinden öğrenir. Aile içinde doğru bir davranış çocuğa olumlu örnek teşkil ederken aynı zamanda yanlış bir davranış da çocuğun eylemlerini etkileyecek olumsuz bir faktör olabilir. Bu nedenle sağlıklı bir aile ortamının oluşturulması hem aile bireyleri hem de toplum açısından önemlidir. Çünkü zamanı geldiğinde her çocuk, aile dışındaki dış dünyaya karışacak ve davranışlarıyla çevresindeki bireyleri hem etkileyecek hem de etkilenecektir. Toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsuru olan değerlerimizi kolektif bir bilinçle koruyabiliriz. Yaşadığımız toplumun uyum içerisinde bir parçası olmayı bu bilinçle devraldığımız değerler ile öğreniriz. Değerler toplumsal yaşamın vazgeçilmez öğelerindendir. Kişilik değerlerinin kazanılmasında, öz benliğin gelişiminde aile büyüklerinin yeri yadsınamaz. Toplumla iletişim kurarken zorlanan, sosyal becerisi zayıf ama akademik başarısı yüksek çocukların yaşadığı sorunlara çokça şahit oluyoruz.
Aile olgusaldır ve yaşadığı dönüşümlerle içinde bulunduğu toplumu inşa eder. Toplumsal değişim hızı önceki yıllara göre daha yüksek. Sanki bir şey oldu ve geçmişten gelen her şey yanlış olarak damgalandı. Geleneksel konumundan uzaklaşan ve değişim sürecine giren aile değerlerinin tekrar farkına varmalıyız. Hayat yolculuğunda en büyük destekçiniz ve ilham kaynağınız olan ailenizin fotoğrafını başköşeye asın. Her baktığınızda köklerinizden güç almaya çalışın ve ailenizle gurur duyun.
Yazan: Şerife Doğan https://dijital.diyanet.gov.tr/files/diyanet-aile-agustos-2025-1.pdf
Bizimle Tanışın
Her türlü görüş ve önerileriniz için lütfen iletişime geçiniz.
